MÜCELLA HASIRCI ERÇALIK : Bir genç neden gider?

Gençler Gitmek İstemiyor Aslında… Geleceksiz Kalmak İstemiyor

Gençler Gitmek İstemiyor Aslında… Geleceksiz Kalmak İstemiyor

Geçen yazımda “Gitmek isteyen gençler, kalmasını istediğimiz gelecek” demiştim.

Bu kez biraz daha yakından bakmak istiyorum.

Çünkü gençlerin bavul hazırlamasına yalnızca “ülkeden gitme isteği” olarak bakarsak, asıl meseleyi kaçırabiliriz.

Belki de gençler gitmek istemiyor.

Belki gençler, kendilerini ait hissedecekleri bir gelecek arıyor.

Bir genç neden gider?

Daha iyi bir eğitim için…
Daha adil bir çalışma hayatı için…
Kendi emeğinin karşılığını alabilmek için…
Fikirlerini özgürce söyleyebilmek için…
Yeteneklerinin karşılığını bulabileceği bir ortam için…
Ya da sadece “yarın ne olacak?” sorusunun bu kadar ağır olmadığı bir hayat için…

Bunların hiçbiri yalnızca ekonomik nedenler değildir.

Bunlar aynı zamanda psikolojik ihtiyaçlardır.

İnsan geleceğini göremediğinde umudu azalır.
Umut azaldığında motivasyonu düşer.
Kendini değersiz hissettiğinde aitlik duygusu zedelenir.
Ve insan, kendisini görebildiği yere doğru yürümeye başlar.

İşte tam da burada gençlerin gitme kararını yeniden düşünmemiz gerekiyor.

Bir gence sürekli “Gitme.” demek kolaydır.

Ama asıl soru şudur:

“Kalman için sana ne sunuyoruz?”

Bir gençten ülkesine bağlı kalmasını isterken ona hayal kurabileceği bir alan açabiliyor muyuz?

Başarısının liyakatle karşılık bulacağına inanmasını sağlayabiliyor muyuz?

Hata yaptığında yeniden başlayabileceğini hissettirebiliyor muyuz?

Sadece diploma değil, gelecek verebiliyor muyuz?

Çünkü gençler yalnızca para kazanmak istemiyor.

Değer görmek, görülmek, duyulmak ve kendi hayatlarının öznesi olmak istiyorlar.

Belki de artık gençlere “Neden gidiyorsun?” diye sormaktan vazgeçip,

“Seni burada tutacak neyi değiştirmeliyiz?” diye sormanın zamanı gelmiştir.

Çünkü bir ülkenin geleceği, gençlerini ne kadar tuttuğuyla değil; gençlerinin o ülkede kalmak istemesiyle güçlenir.

Ve unutmayalım:

Bir gencin bavulunu kapının önüne koyması, bazen yalnızca bir yolculuğun başlangıcı değildir.

Bazen o bavulun içinde ertelenmiş hayaller, karşılıksız kalmış emekler ve kaybedilmiş bir aidiyet duygusu vardır.

O bavulu suçlamak yerine,
belki de neden hazırlandığına bakmalıyız.

Çünkü mesele gençlerin gitmesi değil.

Asıl mesele, gençlerin kalmak için yeterince güçlü bir neden bulamaması.

Ve belki de bugün kendimize sormamız gereken en önemli soru şu:

“Biz gençlerimize kalmaları için nasıl bir gelecek bırakıyoruz?”

Mücella Hasırcı Erçalık
Rezonans Danışmanlık
İnsana dokunan her hikâye, değişimin ilk adımıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu